Sosyal Güvenlikte Yeni Ödeme Kolaylığı / Celal Kaplan

Sosyal Güvenlikte Yeni Ödeme Kolaylığı / Celal Kaplan 
(22.01.2013) 
Türk sosyal güvenlik sistemi, çalışanların statü farklılıkları üzerine kurulmuş. Bağımlı bağımsız çalışanlar veya özel sektör-kamu çalışanları temel ayrım noktaları. Zamanla bunlara isteğe bağlı...
 Türk sosyal güvenlik sistemi, çalışanların statü farklılıkları üzerine kurulmuş. Bağımlı bağımsız çalışanlar veya özel sektör-kamu çalışanları temel ayrım noktaları. Zamanla bunlara isteğe bağlı sigortalılarla zorunlu sigortalılar ya da tarımda bağımlı veya bağımsız çalışanlarla diğer sektörlerin çalışanları arasındaki farklılıklar da eklenmiş. Hatta emekli olup da çalışmaya devam edenler arasında da çalıştıkları statüye göre farklı kurallar uygulanmaya başlamış. Örneğin SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı emeklisi olsun hiç farketmez; emeklilik sonrası hizmet akdiyle bir işyerinde çalışıyorsanız 09/07/1987 tarihinden sonra SSK'ya sosyal güvenlik destek primi (SGDP) ödenmek üzere bildirilme yükümlülüğünüz var. 
SGDP'nin başlangıçta yüzde otuz olan oranı daha sonra işyerinin tehlike, sınıf ve derecesine göre değişecek şekilde normal çalışanlarla eşitlendi. Fakat bu primin emekli çalışanları tarafından ödenecek oranı yüzde yedi buçuk olarak sabit. Hizmet akdiyle çalışanların konumu gereği bu bildirim yükümlülüğü işverende.
***
Emekli Sandığı'ndan emekli olup da kamuda tekrar çalışmaya başlayanlar için ise farklı bir durum mevcut. Kamu kurumunda tekrar işe başlayan emeklinin yaptığı iş, eğer Emekli Sandığı iştirakçiliğini gerektiren bir görev ise emeklinin iki aylığı bir anda almasına imkan yok. 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun Ek-5'inci maddesi gereğince, kamuda tekrar işe başlayan Sandık emeklisinin emekli aylığı, çalıştığı sürece kesiliyordu. Bu konuda 21/04/2005 tarih 5335 sayılı kanunla bazı değişiklikler yapılsa da emekli maaşlarının kesilmesi prensibi korundu. Özellikle belediyelere ait kuruluş ve şirketlerde ya da bazı kamu kurumlarında çeşitli vesilelerle istihdam edilen ve kanundaki bu düzenlemeyi bilmeyen Emekli Sandığı emeklileri, belirli bir süre her iki aylığı da birlikte almaya devam ettiler. Ancak bunlardan çoğu özellikle de çalıştıkları kamu kurumunun Sayıştay vb gibi denetimleri sırasında tespit edilip Emekli Sandığı ve SGK'ya bildirilmekte. Bildirilen emeklilerin maaşları kesildiği gibi, kendilerinden kanun hükmüne aykırı olarak aldıkları emekli maaşları, geçmişe yönelik şekilde üstelik de toplu olarak istenilmekte. Bu durumda olanların çoğundan SGK tarafından gerekli tahsilatlar yapılsa da hala borçlarını ödeyemeyen emekliler mevcut. Hatta bazı kamu kuruluşlarında hem emekli maaşını hem de çalışma ücretini almak suretiyle çalışmaya devam edenler bile olabilir. 10/01/2013 günü TBMM'nde kabul edilen 6335 Sayılı Kanun'la işte bu durumda olanlara SGK'ya iade etmek zorunda oldukları emekli maaşlarını taksitle ödeme imkanı getirilmekte.
***
Statü karışıklığının en fazla etkilediği kesim ise bağımsız çalışanlar. Bu kesimi hukuk dilinde Bağ-Kur'lu yada 5510 Saylı Kanun'a göre 4/b statüsünde çalışanlar olarak tanımlamaktayız. Bağımsız çalışmanın belirlenmesinde ana unsur vergi mükellefi ya da şirket ortağı olmak. Kuşkusuz bu kapsamda olanlar için geçmişte meslek odaları ya da ticaret sicile üyelik kaydının olması da önemli ve bir karışıklık nedeniydi. Statü çatışmalarının yaşandığı bir alan da SSK, Bağ-Kur ya da Emekli Sandığı'ndan emekli olduktan sonra vergi mükellefi olarak işyeri açan ya da şirket ortağı olanlarda karşımıza çıkmakta. 2004 yılı Ocak ayında bu durumda olanlara da SGDP ödemesi zorunluluğu getirildi. İlk başta oran Bağ-Kur emeklisi olanlarda emekli maaşlarının yüzde onunun kesilmesi şeklindeydi. Diğer kurumlardan emekli olanlarda ise on ikinci basamak kazancının yüzde onu üzerinden prim yatırmayı gerektiriyordu. 01/10/2008 tarihinden sonra bütün emeklilerde bu oran emekli maaşlarının yüzde onikisinden başlayıp her yıl bir puan artarak yüzde onbeşine denk gelecek şekilde yeniden düzenlendi. 
***
Düzenlemeden haberdar olmayan ya da kulak arkası eden yüz binlerce emeklinin SGK'ya borçları birikti. Vergi dairelerinden SGK'ya emekli olup da vergi mükellefiyet kaydı bulunanlara ait bilgiler topluca aktarıldı. SGK da bu kayıtların aktarılmasıyla birlikte biriken borçları maaşlardan kesmeye başladı. Arada sadece kira beyannamesi vb gibi verdiği için vergi mükellefi olanlar da çıkabiliyor. Bunlar SGK'nın ilgili birimlerine başvurarak durumlarını düzelttirebiliyorlar. Fakat gerçekten ticari faaliyette bulunan yüzbinlerce emekli için birikmiş SGDP borçları önemli bir sorun. İşte bu durumda olanlar da 6335 Sayılı Kanu'nun yasalaşmasından sonra borçlarını taksitlendirerek ödeyebilecekler. 
 
 
 
Kaynak: Yeni Asır